Haber Detayı
15 Eylül 2021 - Çarşamba 01:28 Bu haber 2888 kez okundu
 
Nurgül Sönmez: :
SANAT Haberi
Nurgül Sönmez: :

 

Yazmak bir şeyler anlatmaktır.

Yazmak ifade etmektir.

Yazmak mesaj vermektir..

Yazmak çığlık atmaktır!

Yazar Nurgül Sönmez’e göre ise yazmak;

Bir sabrediş” saklı olan tüm duyguları aktarabilmenin yolu”

Yazan insanların çoğu hayatlarında zor zamanlar geçirmiş insanlardır. Bütün dertleri yazarak anlatmaya çalışırlar.

Yazmak sessiz bir çığlık atmaktır yazar için.

Duygularını yazıya dökerek bir nevi içini rahatlatır. Rahatlık sefa içinde yaşayıp da edebiyat dünyasında sesini duyurmuş kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Bizce bir yazarın iç dünyasını merak ediyorsanız yazılarını dikkatlice takip edin; zaten ister istemez yazılarında yavaş yavaş kendini ele verecektir. Yazar her yazıda kendisinden bir parça bırakır metine.

O yazarlardan birine, yazılarında kendinden iz bırakan yazdıklarıyla etkili edebiyatta Yüksek Lisans yapmış ve yayınlandığı 3 eserde de hafızalarda kalmayı başarmış, Yazar Nurgül Sönmez’e sorduk?

İki  Gerçek karakter, liya ve  Maoruf 'la  çok yakında okurları ile buluşacakları müjdesini vererek şunları aktardı. 

 

2. Baskısı da yapılarak seriye dönüşen eseri,  Yasemin  Serileri 

Ve

Birkaç dile de çevrilen  “Matilda” da, okuyucuyu etkileyen ne idi.

 

Merhabalar sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

-1979 yılında Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin Werdohl şehrinde doğdum.

Daima iniş çıkışlı olan hayatımda boş bir anım çok fazla olmadı. Sürekli bir meşguliyet içinde yaşamımı sürdürdüm. Bu zamanlarda hayat beni sık sık sınadı. 1995 yılında bir kaza sonucu annemi kaybettim. O günden sonra her şeyden daha çok sevdiğim kardeşime abladan çok anne oldum. Annemi kaybettiğimden bu yana sayısız şiir, şarkı sözü ve roman yazdım. Yazmaya da devam ediyorum. Kalem acılarıma merhem oldu.

Her günüm bir mücadele içinde geçse de Almanya’da farklı okullarda aldığım ilk ve ortaokul eğitimimin ardından 1998 yılında lise eğitimimi de tamamladım.

2006 yılında kuaför olmak için yeniden eğitim almaya başladım ve 2020'de bu alanda yüksek lisans diplomamı da almış oldum. Okumayı hiç bırakmadım ve 2011 yılında edebiyat alanında lisans eğitimimi tamamladım. Aynı yıl aynı üniversitenin yazarlık bölümünden mezun oldum. 2014 yılında “ANA” adlı ilk kitabım yayınlandı.

 

 Yazmaya nasıl başladınız?  Sizi yazmaya teşvik eden ne oldu?

-Yazmak zamanla gelişen bir süreçtir, yazar olarak gökten düşmüyoruz. Kulis arkası çok zorlu iniş çıkışlarla dolu ve bu süreci sabırla yönetmek gerekiyor. Eğitimim sayesinde çok şey öğrenebildiğim gibi süreç kalan eksikliklerimi yavaş yavaş tamamlamamı sağladı.

İlk defa kendi kitabımı elimde tutmak, yeniden doğmuş hissi uyandırdı. O anı unutamıyorum. Gurur duydum ve içimde derinlere kadar özgürlüğü hissettim.

Bu his üzerine devam etmem gerektiğini düşündüm ve bu yolda ilerlemeye başladım. Kısık ve kısılmak zorunda bırakılan seslerin duyulmasını istedim. Dinledim, biriktirdim, yazdım ve inandığım yolda hedeflerimi gerçekleştirmek için durmaksızın çabalıyorum.

 Etkilendiğiniz kişiler, akım, düşünce oldu mu?

-İnsan, yeni fikirlere açık oldukça kendini geliştirir. Etkilendiğim her şeyden birer parça alarak bu güne gelmiş olsam da beni en çok etkileyen asıl kahramanlar, burnumuzun dibindeki hayatın tüm zorluklarına göğüs germiş olanlardır. Her şeye rağmen kendilerinden emin ve dik duruşları, tüm düşüncelerini dikkatle incelememe sebep olmuştur.

 Yazarken sizi daha çok mutlu eden sebep nedir?  Yazmak sizce neyi ifade ediyor?

-Yazmak benim için bir çıkış, bir sabrediş ve içimde saklı olan tüm duygularımı aktarabilmenin yolu oldu. Gerçek yaşamdan alınmış olan, ibretlik hikâyelerimden etkilenen ve kendine ders alan kişileri görmek de beni daima çok mutlu etmiştir. Mesajımın ulaştığını hissetmek, yazmaya devam etmenin en motive edici tarafı.

Yazmak bence, okuyucu tarafından dinlenilmeyi istemektir. Bu yüzden ben, dinlenilmek isteyenlerin dili olmaya çabalıyorum.

 

 Matilda ve Yasemin karakterinden biraz bahseder misiniz?

-"Matilda" yürek burkan gerçek bir hikâye. Almanya’da savaşın yıkıntıları arasında, daha önce görülmemiş bir kötülüğe maruz kalan küçük bir kız. Henüz dört yaşındayken II. Dünya Savaşı'nın ortasında açmaya çalışan bir lotus çiçeğiydi Matilda!

İçinde kaldığı savaştan yetimhaneye, yetimhaneden soğuk bir mahzene, oradan da hastaneye düşen Matilda’yı çok uzun ve zorlu bir yaşam bekliyor.

 

Yasemin ise yedi yaşında annesini kaybeden ve çalışabilmek için on yaşında okulu bitirmek zorunda kalan, genç bir Türk kadınının hikâyesi. Gerçek bir hayat hikâyesini konu edinen Yasemin, üvey annesinin zoruyla 13 yaşında bir adamla evlendiriliyor.

 

Hem fiziksel hem de zihinsel olarak çok fazla şiddete maruz kalıyor. Serinin ilk kitabı Yasemin’in Çaresizliğinde ele alınan bu konu, serinin ikinci kitabı olan Yasemin’in Savaşı ile devam ediyor. Yasemin bu yalnız ve zorlu mücadelesinde kendini Almanya'ya giderek kurtarmaya çalışıyor ancak kâbus bununla da bitmiyor.

 

Serinin üçüncü ve son bölümünde, Yasemin insanlık dışı acılar çekmesine neden olan herkese karşı intikam planları yapıyor. Bu kitapta, dünyadaki birçok kadının karşılaştığı korkunç zorluklara dikkat çekmek istiyorum. Onlara ses olmak, çıkaramadıkları seslerini duyurmak istiyorum.

 Gerçekleştirmek istediğiniz bir proje, üzerinde çalıştığınız bir çalışma ya da dizi var mı?

-Ekibim ve ben şu anda film ve televizyon kanallarıyla bağlantı kurmak ve hikâyelerimi ekrana getirmek için çalışıyoruz. Bu benim gerçekleşmesini beklediğim en büyük hayalim.

Matilda’nın kesinlikle sinematik özellikler taşıdığına inanıyorum ve bunun için çalışmalarımı gerçekleştirmeyi düşünüyorum. Yanı sıra Türkçe ve Almanca yayında olan Matilda’yı; İspanyolca, Fransızca ve İngilizce dillerinde de okurlara aktarmayı planlıyorum.

Yasemin’in hayatının bir TV dizisi olarak aktarılabileceğini hayal ediyorum. Benzer hayatı yaşayan onlarca kadının bundan güç almasını ve kendini koruması adına kitabı birçok dilde yayınlamayı planlıyorum.

Bunların dışında yazmayı ve yayınlamayı hedeflediğim onlarca kitap projesi var. Fakat hali hazırda içleri titretecek iki gerçek karakterle geliyorum.

 

Liya, ülkesini terk etmek zorunda bırakılan bir kız çocuğu. Prangalarını kırıp Türk askerine sığınan, 13 yaşında 3 çocuk annesi!

 

Ve Maoruf, yaşarken çürüyecek kadar işkenceye maruz kalan ve kimsenin inanmak istemediği Cezayir askeri!

 

 Okuyucu sizi neden tercih etmeli? Son olarak okuyucuya ne söylemek istersiniz?

-Okuyucu beni neden seçmeli demektense onu besleyecek kitaplardan yararlanmalı. Hepsini okuyup içinden ihtiyacı olanı almalı. Benim eserlerimde ise zorlu hayat mücadeleleri karşısında nasıl ayağa kalkılabileceğinin örnekleri mevcut.

Hayat önünüze hangi taşları koyarsa koysun, durumunuz ne kadar kötü görünürse görünsün, her zaman aynı yerde kalmayacak, yeniden yükseleceksiniz. İlerlemekte olduğun yolda devam et, kendine güvenirsen bunun için elbet mükâfatlandırılacaksın.

 

Ve değerli okur, eğer sende mücadelende sesini duyurmak istiyorsan bana ulaş, biz birlikte daha güçlüyüz.

 

İletişim:

 https://www.facebook.com/yazarnurgulsonmez/

-instagram@nurgulsonmezoffical

Email. ns.nurgulsonmez@gmail.com

Röportaj Hazırlık : Melek Şenol

Kaynak: Editör:
Etiketler: yazar, Nurgül, Sönmez:, :, röportaj,medya-24,ankara,yasemin, kitap,okuma,
Yorumlar
Haber Yazılımı