Haber Detayı
18 Ağustos 2021 - Çarşamba 21:30 Bu haber 5816 kez okundu
 
Ankara Barosu “Gelincik Merkezi “ Kadınlara Umut Oldu
Dünyanın en büyük sorunlardan biri kadına uygulanan şiddet ve kadın cinayetleri. Birleşmiş Milletler’ in yayınladığı rapora göre, sadece 2017 yılında dünyada 87 bin kadın öldürüldü. Bu cinayetlerin 58’i kurbanların tanıdıkları tarafından işlendi. …
GÜNDEM Haberi
Ankara Barosu “Gelincik Merkezi “  Kadınlara Umut Oldu

       

Çoğu kadın cinayeti genellikle herkesin gözü önünde yaşanıyor. Bu cinayetlerin kurbanları genellikle daha önce suç duyurusunda bulunmuş, yardım talep etmiş kadınlardan oluşuyor. Otoritelere göre, cezaların yeterince caydırıcı olmaması katillerin işini kolaylaştırıyor.

Yaptığımız araştırmalarda kadına, çocuğa yönelik şiddeti önlemenin sadece cezai yaptırımlarla önlemeyeceği,   Devletin en öncelikli görevi; yurttaşlarının, özellikle de kadınların ve güçsüzlerin can güvenliğini ve insan haklarının temeli olan “yaşama hakkı”nı “güvence”ye almasıdır.

Yanı sıra ; erkeklerin kadınlara yönelik “şiddet” kullanma eğilimini etkisizleştirecek ekonomik, sosyal ve psikolojik ortamı hazırlamak da aynı şekilde çağdaş devletin yurttaşlarına karşı en temel “sorumluluğu”dur.

Ülkemizde olduğu kadar dünyanın da gündeminde olan pek çok ülke,  kadın cinayetlerini önlemek amacıyla önemli adımlar atmaya çalışıyor.  Türkiye’de KADES’ in yanı sıra  şiddete uğramış kadınlara  yönelik  hukuki destek  veren gönüllü kuruluşlardan bir de   Ankara Barosu Gelincik Merkezi .

Kadına yönelik şiddetin önüne geçmek üzere 2011 ‘den bu yana çalışmalarını sürdüren özel eğitimden geçmiş   Ankara Barosun’ dan  hukukçuların bir araya gelerek kurdukları,  Ankara Barosu Gelincik Merkezi  her türlü hukuki desteği sağlıyor.

Şiddet görmüş mağdur kadınların avukatı ve Gelincik Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Feyza Çerçioğlu, na  Gelincik Merkezi projesinin amacını, çalışmalarını  hedefini  sorduk ?

 

 Ankara Barosu Gelincik Merkezi ne tür görevlerde bulunuyor  ?

Gelincik Projesi 2 Nisan 2011 yılında “toplumun kadından özür dileme projesi” olarak hayata geçirildi. 2011 yılında şiddet vakalarında diğer yıllara oranla artış olunca Ankara Barosu , sadece bu alanda çalışacak ve bu konu ile ilgili olarak   özel bir eğitimden geçirilen avukatlarla böyle bir projenin öncüsü olmuştur. Gelincik Merkezi fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddete maruz kalmış kişiler; kadınlar, yaşlılar, çocuklar ve LGBTİ bireylere “hukuki destek” vermek amacıyla kurulmuştur.

 

Gelincik Merkezi iki aşamalı olarak çalışmaktadır. Duruşmalara giren ve şiddete uğrayan kadınların davalarını takip eden “gönüllü avukatlar” ile şiddete uğrayan kadınların ilk görüştüğü ve hukuki süreç için avukat ataması yapan “rehber avukatlar” olarak sahada çalışmaktayız.

 

Rehber avukatların şiddet mağdurları ile ilk görüşen avukatlar olması ve fiziksel şiddete uğrayan kadınların bir kısmının cinsel şiddete de maruz kalması ve bu durumu kolay kolay yabancı bir kişiyle paylaşamaması sebebiyle bu konuda ayrıca bir düzenleme yapılarak rehber avukat olarak görev yapan avukatların   kadın avukatlardan oluşmasına karar verilmiştir.

Sahada çalışan avukatlarımızda kadın-erkek ayrımı yapılmamaktadır.  Özel bir eğitimden geçirilen avukatlar görev yapmaktadır.

Gelincik Merkezi Ankara’da iki yerde faaliyet göstermektedir. Projede görev alan avukatlar  ilk olarak Ankara Barosu Eğitim Merkezinde hukuki destek vermeye başlamışlardır. Sincan ve Etimesgut ilçelerinden Ankara Merkeze gelip gitmek zor olduğu için  Ankara Batı Adliyesinde de Gelincik Merkezi olarak nöbetçi avukatlar görev yapmaktadır. 

 Ankara Barosu Eğitim Merkezi’nde sabah 8.30-17.30 saatleri arasında , Ankara Batı (Sincan) Adliyesinde saat 10.00-16.00 saatleri arasında nöbetçi avukatlar şiddet mağdurlarına hukuki destek vermektedir.  Aynı şekilde saat 17.30-8.30 saatleri arasında da telefon nöbeti tutulmaktadır. Gelincik Merkezi 7/24 hukuki destek vermeye devam eden Türkiye’de de bir ilk olan tek merkezdir.

 

 Şiddet  ve  türleri nelerdir?

Dünya Sağlık Örgütü Kadına Yönelik Şiddeti; “Cinsiyete dayanan, kadını inciten, ona zarar veren, fiziksel, cinsel, ruhsal hasarlarla sonuçlanma olasılığı bulunan, toplum içerisinde ya da özel yaşamında ona baskı uygulanması ve özgürlüklerinin keyfi olarak kısıtlanmasına neden olan her türlü davranış” şeklinde tanımıştır. Bu tanıma daha sonra ekonomik ihtiyaçlardan yoksun bırakarak uygulanan ekonomik şiddette dâhil edilmiştir.

               

                ADI KONMAMIŞ  ŞİDDET YÖNTEMLERİ VAR 

 

Uygulamada Yargıtay tarafından 4 çeşit şiddet türü kabul edilmiştir. Fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, ekonomik şiddet ve cinsel şiddet.

                Ancak günümüzde adını koyamadığımız, ancak şiddet olarak hayatımıza giren yeni kavramlar da ortaya çıkmaktadır. Bunlardan ilki “DİJİTAL ŞİDDET”TİR.  Teknolojik araçlar, kadını kontrol etmek, denetlemek, küçük düşürmek, aşağılamak, cezalandırmak amacıyla kullanılıyorsa dijital şiddet söz konusudur. Son 10 yılda sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla yaygınlaşan, dijital ortamda 7/24 gözetlenmesi ve takip edilmesini içeren şiddet biçimleri, “yeni kuşak şiddet” olarak da adlandırılmaktadır.

Sosyal medyada kadını küçük düşüren, hakaret ve nefret içeren paylaşımlarda, yorumlarda bulunmak, akıllı telefon uygulamalarını kullanarak kadını takip etmek ve denetlemek, çıplak fotoğraflarını çekmek veya çekmekle tehdit etmek, gizli kamera ile kayıt almak, bu kayıtları internet üzerinden yaymak veya yaymakla tehdit etmek  dijital şiddete örnek olarak gösterilebilir.

 Bir diğer şiddet türü de FLÖRT ŞİDDETİDİR. Flört şiddeti, çok sayıda ergen ve genç kadın, yaşıtı olan erkek arkadaşı tarafından şiddete maruz kaldığı halde çoğunlukla yaşadıklarını anlamakta, anlamlandırmakta ve şiddetin belirtilerini tanımakta zorluk çekiyor. Flört şiddeti, korkutucu ve kafa karıştırıcı bir deneyimdir. İki kişinin birbirini “çift” olarak tanımlamasının ardından erkeğin, genç kadını kontrol etmeyi, denetlemeyi “hak” olarak görmesi, onun adına kararları vermek istemesiyle başlar.Bu şiddet türleri sadece Türkiye’de değil tüm dünyada kadınlara uygulanan sistematik  şiddet davranışlarıdır.    

 Şiddet görmüş bir birey, ilk öncelik olarak ne yapmalı ? Devamında nasıl bir yol izlemelidir?

 

Şiddet olayı yaşandıktan sonra ilk olarak polisin aranması gerektiğini özellikle vurgulamak isterim. Olay polise intikal ettiği zaman polis önce şiddet mağdurunun ifadesini almaktadır.  Zaten her şiddet olayında darp raporu polis eşliğinde alınmaktadır. Kadının bir sonraki tercihine göre gerekli işlemler yapılmaktadır. Kadın eğer ailesinin yanına gitmek isterse ailesine güvenli bir şekilde teslim edilmekte, ailesi  ya da güvenebileceği kimse yoksa sığınma evlerine yerleştirilmektedirler. Bu süreçten sonra olayın hukuki boyutunda mutlaka destek alınmalıdır. Barolar ekonomik olarak sıkıntı çeken şiddet mağdurlarına “ekonomik ve hukuki yarar” kriterine   bakarak “Adli Yardım Merkezleri” aracılığıyla ücretsiz avukat ataması yapmaktadır.

 

Ayrıca İçişleri Bakanlığı tarafından  acil müdahale uygulaması KADES de günümüzde etkin bir şekilde uygulanmaya başlamıştır. Kadın Destek Uygulaması’nın kısaltılmış şekli olan KADES;  Akıllı telefon kullanıcısı  kadınlar tarafından Google Play Store ve Apple Store uygulamasından indirilmektedir.  “Kadın Destek Uygulamasını (KADES)”, T.C. Kimlik Numarasını girerek ve sonrasından EGM serverlarından gelen aktivasyon kodu ile aktif hale getirebileceği uygulama ile aile içi ve kadına yönelik şiddet mağduru kadınların acil durumlarda cihaz konum bilgisini açarak bir tuşla 155 Polis İmdat Acil Çağrı Merkezine ulaşarak, yardım çağrısının yapıldığı olay yerine en yakın ekip veya devriyenin sevk edilerek olaya müdahalesi sağlanmaktadır.

 

- Ankara Barosu Gelincik Merkezine nasıl ulaşılabiliriz?

       Gelincik Merkezi; sadece Ankara ve Ankara Batı (Sincan) Adliyesi’nde açılmış ya da açılacak davalarda avukat ataması yapmaktadır. Şiddet mağduru olan kadınlara   Ankara’nın  Sincan hariç  diğer ilçelerinde Adli Yardım Merkezi tarafından  avukat ataması yapılmaktadır.

Ankara Barosu Gelincik Merkezi avukatları olarak   iki yerde görev yapmaktayız. Ankara’da yaşayan şiddet mağdurları Ihlamur Sokak’ta bulunan   Ankara Barosu Eğitim Merkezi’ne ve Sincan, Eryaman ve Etimesgut’ta yaşayan şiddet mağdurları da  Ankara Batı Adliyesinde 2.katta bulunan Gelincik Merkezine ayrılan bölüme başvurabilirler. Ayrıca Türkiye’nin her yerinden ücretsiz telefon hattımız olan 444 43 06’yı da arayarak hukuki destek alabilirler.

 

Şiddete uğrayan kadınlar   444 43 06    arayabiliyorlar .     

 

www.gelincikprojesi.org.tr

İnstagram @fyzsoykannn-

 

Özgeçmiş : AV.FEYZA ÇERÇİOĞLU

                2000 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldum.  2002  yılından beri serbest avukatlık yapıyorum. Ankara Barosu’nun Gelincik Projesi’ne 2013 yılında katıldım.  2013 yılında almış olduğumuz eğitim sonrası yazılı ve sözlü sınavı geçtikten sonra sahada “gönüllü avukat” olarak çalışmaya başladım. Şiddete uğramış mağdur kadınların avukatlığını yaptım. 2014 yılında da “rehber avukat” olarak idari göreve geçtim.  2014 yılından beri de “Rehber Avukat” olarak görev yapmaktayım. Şu an projede Başkan Yardımcısıyım.

 

Röportaj :/Melek Şenol 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Ankara, Barosu, “Gelincik, Merkezi, “, , Kadınlara, Umut, Oldu, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı